Top

Aperture SDK yayımlandı

Mayıs 9, 2008

Aperture SDK yayımlandı, fotoğrafcılara yonelik yazılımı icin hazırladığı yazılım geliştirme kitini () yayımladı. İlk olarak Aperture 2.1’in cıkışı ile birlikte duyurulan , yazılıma ucuncu parti desteği getiriyor. Daha doğrusu, ucuncu parti eklentileri destekleyen 2.1 icin, geliştiricilere gerekli yazılım geliştirme ortamını sağlıyor. Ucuncu parti geliştiriciler, yayımlanan bu ile icin diledikleri eklentileri hazırlayabilecekler. Eklentiler, Dışa () ve Duzenleme (Edit) olmak uzere, iki turde olabilecek.

Hali hazırda 2.1, tarafından hazırlanmış olan & Burn isimli eklentiyle geliyor. Bunun dışında, Dfx Digital FilterPower Stroke, Light! ve Ozone gibi ucuncu parti eklentiler de mevcut. Kısa vadede, eklentilerinin sayısının artması bekleniyor.

eklentilerinin, tıpkı Photosohop’ta olduğu gibi, yazılıma cok şey katacağına şuphe yok. Aynı adımı, Lightroom 2.0 uzerinde calışmakta olan Adobe’den de bekliyoruz…

iMac Grafik Firmware Güncellemesi 1.0.1

Nisan 29, 2008

, iMac modellerini guncelledikten hemen sonra, bir de (gomulu yazılım) guncellemesi yayımladı. iMac ATI Radeon HD Graphics Firmware Guncellemesi 1.0.1 gibi epey uzun bir isme sahip olan guncelleme, ATI Radeon HD 2600 Pro ve HD 2400 XT ekran kartına sahip iMac modellerine yonelik. Soylendiğine gore, sistem kararlılığını iyileştiriyor. Bu kartlar Ağustos 2007’deki makyajdan (aluminyum kasa) bu yana iMac modellerinde kullanılıyordu. Anlaşılan, dun piyasaya surulen yeni modellerin ekran kartlarındaki , mevcut modeller icin de sağlanmış. Fakat son donemlerde ’a ozenip guncellemeler hakkında ayrıntılı bilgi yayımlamayı reddettiğinden, diğer deyişle, sık sık ne iduğu belirsiz guncellemeler yayımladığından, daha fazla yorum yapamıyoruz.

Guncellemeyi yukleyebilmek icin en az 10.5.2 sistem gerekiyor. Yani, diyelim ki ağustos ayında Tiger yuklu bir aluminyum iMac aldınız ve ekran kartınız ATI Radeon HD2400 XT olduğundan bu guncellemeyi yuklemek istiyorsunuz. Yukleyemezsiniz! Çunku yukleyebilmek icin ’a ihtiyacınız var. ın ekim sonuna kadarki serileri 10.4 yuklu gelirken, guncellemenin sadece kullanıcıları icin yayımlanmış olması garip bir durum…

iMacGraphicsFWUpdate1.0.1.dmg (848KB)

Yeni bir “milyonlarca renk” davası (iMac)

Nisan 24, 2008

’nin milyonlarca renk sahtekârlığı davalara konu olmayı surduruyor. Bu kez Los Angeles merkezli hukuk burosu Kabateck Brown Kellner, aleyhine dava başvurusunda bulunmuş. Fakat iddianamenin cıkış noktası milyonlarca renk değil, 20-inc iMac modellerinin ekranlarındaki kalitesizlik. Şirket, yeni iMac modellerindeki ’nin geliştirilmiş olduğunu iddia ettiği ekranların, aslında daha kalitesiz olduğunu ileri suruyor ve ekliyor: “Reklamlarda ifade edilenin aksine, milyonlarca renk de gosteremiyorlar”. İddianamenin en ilginc ve katılınmaması mumkun olmayan kısmı ise 20-inc ve 24-inc modeller arasındaki muazzam ekran kalitesi farkına yapılan vurgu. Hukuk burosunun ortaklarından Brian Kabateck, “ tuketicileri yeni ve geliştirilmiş ekran satın aldıklarını soyleyerek aldatıyor. Aslında tuketiciler yeni ve daha kalitesiz ekran alıyorlar” demiş. Kabateck amaclarını ise “aldatılan tuketicilere yardımcı olmak ve ’nin gelecekte gerceği soylemesini sağlamak” şeklinde ozetliyor.

Milyonlarca renk meselesi, geri adım atmadığı surece popularitesini yitirmeyeceğe benziyor. Ama asıl gundeme getirilmesi ve peşi bırakılmaması gereken konu, kalite meselesi. iMac alıp ekran sorunu yaşamayanların sayısı, parmakla gosterilecek kadar az. Bu davada olaya asıl olarak kalitesizlik yonuyle yaklaşılmış olması, umut verici. Bilindiği gibi Kalifoniyalı iki fotoğrafcının aleyhine actığı milyonlarca renk davası, gecen hafta uzlaşma ile sonuclanmıştı. Yani davacılara iceriği bilinmeyen bir maddi/manevi teklif yaparak davanın duşurulmesini sağlamış ve urunlerini milyonlarca renk palavrasıyla pazarlamayı surduruyordu. Bakalım bu davadan nasıl bir sonuc cıkacak…

Firefox 3’ün son betası yayımlandı (g)

Nisan 23, 2008

Tekelci ve tekelci ’nin korkulu ruyası, ozgur tarayıcı , heyecan verici yeni surumune bir adım daha yaklaştı. 31 ’ta 10 yaşına basan Mozilla, 3’un aday surumler oncesi son betasını duyurdu ve indirmeye actı. Firefox 3 Beta 5, bir onceki betaya kıyasla, kararlılık, uyumluluk ve arabirime yonelik 750’den fazla duzeltme iceriyor ve dolayısıyla da bugune kadarki en hızlı surumu olarak tanımlanıyor. Bu yazıyı yazarken yeni surumu kullandığımdan, bu iddiaya katıldığımı soyleyebilirim. Fakat icin bilinen iki sorunu hâlâ cozum bekliyor: Arac cubuklarının her oturumda ancak bir defa duzenlenebilmesi ve sayfalar PDF ya da Postscript biciminde kaydedildiğinde gorulen cokme sorunu.

Bu arada yeni surum icin hemen bir hata bildiriminde bulunabilirim. 5’te “Yeni Kapatılan Sekmeler” ozelliği calışmıyor. Ki en cok kullandığım ozelliklerden birisidir. Bu durum benim icin hayal kırıklığı oldu. Yanlış alarm. Sorun benim sistemimden kaynaklanıyormuş. Disk izinlerini onardıktan sonra mesele cozuldu.

3 5, 10.4 ve uzeri sistemleri destekleyen, acık kaynaklı ve evrensel bir yazılım. 3 dolu dolu geliyor. Nihai surume cok yaklaştık. Ben 3’ten bu yana yeni surumun tadını cıkarıyorum ve birincil tarayıcım olarak kullanıyorum ama yine de betaların test ve on gosterim amaclı yayımlandığını unutmamak gerek.

Firefox 3.0 Beta 5.dmg (16,7MB) - Turkce

64-bit yetmez, 256-bit Photoshop istiyoruz!

Nisan 22, 2008

Hafta sonuna doğru, dunyasının gundeminde yine Adobe vardı. Bu kez konu, şirketin amiral gemisi idi. Adobe yoneticilerinden John Nack, blogunda şirketin 64-bit yol haritasıyla ilgili bir yazı kaleme alınca, dunyasında kıyamet koptu. Çunku Nack, Creative Suite 4’ten itibaren ’un 64-bit mimarisine geciş yapacağını, fakat bu gecişin yalnızca surumuyle kısıtlı olacağını yazdı. Yazılımın surumu ise 32-bit mimariyle yoluna devam edecekmiş. Ta ki CS5 yayımlanana kadar. O da yanılmıyorsam 12 demek oluyor. Tabii bu gelişme sonrası, at gozluğu takmayı pek seven enayi muritler, A.Ş.’ye canak tutan dergileri-bayi siteleri, Adobe karşıtları, şunlar bunlar, derhal aleyhte kampanya başlattılar. Oysa, Adobe’den gelen bu acıklamanın arkasında, muritlerin canını yakacak bir gercek var.

64-bit ’un bir başka bahara bırakılması, Adobe’den değil, artık verdiği sozleri tutamamasıyla unlenmiş olan A.Ş.’den kaynaklanıyor. “Nasıl yani, ne ilgisi var? Sen de hepten muhalefet muridi oldun!” dediğinizi duyar gibiyim…

, ’nin Carbon teknolojisi kullanılarak geliştirilen bir yazılım. Oncelikle bu teknolojinin, yani yazılım geliştirme mimarisi Carbon’un, 64-bite terfi ettirilmesi gerekiyor. Bunu yapacak taraf, tabii ki . , gecen yaza kadar bu konu uzerinde calıştığını soyluyor, hattâ CEO Steve Jobs’un ağzından (sahne şovunda) Carbon 64 sozu veriliyordu. Fakat sonradan ortaya cıktı ki, Carbon 64’ten vazgecmiş ve artık tamamen uzerine yoğunlaşacak…

Sonuc: 64-bit yazılımları sadece ile geliştirilebiliyor. Durum boyle olunca, Carbon ile geliştirilen ’un 64-bit mimariye gecişi de zorlaşmış oluyor. Adobe, ’u ve eklentilerini ile yeniden yazmak zorunda kalacak. Bu da milyonlarca satır kodlama demek. Dolayısıyla, 64-bit ’u CS4’e yetiştirebilmesi mumkun olamıyor. Bu yalın gerceğin ustune, fazla yorum yapmaya gerek yok. Muritler at gozluklerinin arkasından Adobe aleyhine yorum yapmak yerine, Carbon’dan ’ya gecişi sorgulamalılar…

Gelişme sonrası Adobe’yi duşmanı olarak damgalamaya calışanlara hatırlatalım: Hafta icinde yayımlanan Lightroom 2.0 , 64-bit mimariye sahip. Benzer şekilde, yine hafta icinde yayımlanan guncelleme ile ColdFusion 8 de 64-bit Adobe yazılımlarından biri hâline geldi.

Son olarak, şu 64-bit meselesine değinmek istiyorum. 64-bit kavramı, teorik olarak uzun yıllardır dillendiriliyor ama pratikte daha yeni yeni geciş yapılmaya başlandı. 2002-2003 yıllarında, dizustu onerisi isteyen bir arkadaşım, benim onerimin aksine, “artık 64-bitler cıkmış ben onlardan alıyorum” diyerek, işlemci ve ureticilerinin dolduruşuyla, epey pahalı bir urune yonelmişti. “64-bit kandırmacasına aldanma, daha cok erken. Sen fiyat/performans oranına gore secim yap” onerimi dinlemeyen arkadaşım, aradan gecen 5-6 yıllık surede, sanıyorum 3 kere daha değiştirdi. Bilindiği gibi hâlâ %95 oranında 32-bit cağında yaşıyoruz…

64-bit ve genel olarak tum 64-bit yazılımlar, ortalama bir kullanıcı icin, tum o propagandaların aksine, %10-15 gibi kucuk bir başarım artışı getiriyor. Hepsi bu. 64-bitin esas getirisi cok ozel şartlar (orneğin 32GB bellekli bir sistemde 3,375 gigapiksellik bir goruntuyu işlerken 10 kata yakın bir başarım artışı gormek mumkun) icin gecerli. Sonuc olarak, ortalama kullanıcının 64-biti gozunde o kadar buyutmesine gorek yok. Bilincli tuketici, propagandalara aldanmayan tuketicidir…

Yine o tahammülsüzlük

Nisan 21, 2008

İşguzar avukatları işbaşında. Gereksiz ve sadece antapi toplayan bir işe daha imza attılar. Bu kez de ’nin New York şehrinde GreeNYC adıyla yurutulen ve daha temiz, daha sağlıklı, daha guvenilir ve surdurulebilir bir şehir hedefleyen kampanyanın logosuna kafayı takmışlar. GreeNYC’nin yeni logosu, bir elma figuru kullanılarak hazırlanmış. Buluttan nem kapan avukatları da logoda elmayı gorunce derhal harekete gecmişler: “Yasak hemşehrim!” Kampanya yonetimi GreeNYC logosu icin patent ofisine ticari marka başvurusu yapınca, avukatları bu başvuruya engel olmak amacıyla resmi girişimde bulunmuşlar. ’nin iddianamesindeki “GreeNYC logosunun ’nin saygınlığını ciddi şekilde yaralayabileceği” ifadesi gercekten manidar! Olayın ikinci aşamaya (’nin iddiasının bağımsız anketlerle kamuoyunda araştırılması) taşınıp taşınmayacağı henuz belli değil.

Aslında bunu hep yapıyor. Şirketin temel felsefesi “hep bana hep bana”dır. Kendisi başkalarından calar (orneğin isminin Cisco’dan calınması), itiraz gelince “bu yorumlar şapşallık” der, ardından olay mahkemeye taşınmasın diye son gun milyon dolarlar odeyerek karşı tarafı susturur! Aynı şey kendisinin başında geldiğinde ise kıyameti koparır, en olmadık şeylerde bile dava tehditleri savurur.

Bu olayın ilgincliği ise, asya ulkelerindeki sabıkalı fabrikalarda, en duşuk maliyetlerle ve toksik kimyasalları kokune kadar kullanarak uretim yapan, cevre konusunda sabıkalı bir şirket olan ’nin, demokratik bir cevresel girişimin logosuna kafayı takmış olması…

Gecen yıldı sanırım. Yine avukatları, bir barda ayda bir toplanıp ’larıyla muzik dinleyen insanları ( Monday etkinliği) dava tehdidiyle sindirmiş ve etkinliğe son vermeye zorlamıştı. Beatles grubunun şirketi Corps ile olan elma logosu davası da uzlaşmaylacozulmuştu.

Tahammulsuzluk had safhada. İstiyorlar ki, ’ninkiler dışında yeryuzunde “i” harfiyle başlayan hicbir urun kalmasın, hattâ alfabelerden cıkarılsın ve butun elma tarlaları bahceleri yakılsın…

“İki dakikada hack” olayı

Nisan 19, 2008

’da duzenlenen yıllık guvenlik ı CanSecWest, bu yıl da kendisinden soz ettirmeyi başardı. ın bir bolumunde, gecen yıl olduğu gibi sistem cokertme (hack) yarışması duzenlenmiş. Katılımcılar uc ayrı dizustu sistem ( , ve Linux) uzerinde calışmaya başlamışlar. Guvenlik uzmanı Charlie Miller, ki kendisi ’deki ilk guvenlik acığını bulan kişi ve eski bir NSA (Amerikan Ulusal Guvenlik Kurumu) calışanı, ikinci gun tum sistemlerde kuralların esnetilmesi sonrası, Air’i yaklaşık iki dakikada cokertmeyi başarmış. Başarısının karşılığı da 10 bin dolarlık nakit odul ve bir adet Air olmuş.

Miller’in hangi acığı kullanarak sisteme sızdığı henuz bilinmiyor. Çunku bu konuda acıklama yapmasına organizatorler tarafından izin verilmemiş. Oncelikle uyarılacakmış. Ki mantıklı bir yaklaşım. Miller muhtemelen “cebinde” o acıkla gelmiş ve tam yerinde kullanarak işi bitirmiş. Ne diyelim, tebrikler. ’yı ve Linux’u kıramayan diğer katılımcılara ise aşkolsun!

Bu olay cok buyuk anlamlar ifade etmiyor aslında. Çunku aklı başında insanlar, ’in de insan yapımı bir sistem olduğunu, acıkları bulunduğunu, virus, trojan vs. icerebildiğini, istendiğinde bal gibi kırılabildiğini zaten biliyorlar. Ama bunlara rağmen, en iyi işletim sisteminin olduğunu da biliyorlar, ki kullanmaya devam ediyorlar.

Fakat aklı başında insanların derdi, donanıma ve yazılıma hâkim olduğu halde ’te bu kadar guvenlik acığı, bu kadar sistem sorunu gorulmesinin mantıksızlığı. Kullanıcı sayısı az ve pazar payı duşuk olduğundan, acıklar cok fazla ses getirmiyor ve ile enayi muritleri gercekleri gizleyebiliyorlar. Ama ortada bir gercek var: hem guvenlik acıklarının sayısında hem de yamanma suresinde ’un gerisine duşmuş durumda. Bu da ’nin yerine , , iTunes vb. tatlı kazanc getiren ve tekelci icraatlara oncelik vermesinden kaynaklanıyor.

Duşunun, Leopard, sırf bu zımbırtılar yuzunden geciktirildi ve gecikmeli olarak cıktığında da dunya tarihine gececek kadar buyuk sorunlar ve inanılmazşekilde yarım yamalak geldi. Ve rezilliği herkes kabullendi!

surekli kan kaybediyor. Enayi muritlerin tapınma seviyesinde ise hicbir değişiklik yok. bayilerine, hissedarlara ait siteler ve reklamverenine tapınan dergilerin dolduruşuyla, gittikce daha da azıyorlar…

Yarım düzine firmware güncellemesi

Nisan 19, 2008

dun tam 6 ayrı (gomulu yazılım) guncellemesi yayımladı. Guncellemeler iMac, , Pro, Air ve aluminyum klavye kullanıcılarına yonelik. iMac EFI Firmware Guncellemesi 1.3 , “meşhur tek cumlelik acıklaması”na gore, iMac sistemler icin kararlılık iyileştirmeleri iceriyor. Sistem gereksinimi 10.4.11 ya da 10.5.2. (1,8MB)

MacBook EFI Firmware Guncellemesi 1.2 de kararlılık iyileştirmeleri getiriyor. Sistem gereksinimi 10.5.2 (1,8MB). Benzer şekilde kararlılık iyileştirmeleri iceren MacBook Pro EFI Firmware Guncellemesi 1.5 ise 10.4.11 ve 10.5.2 kullanıcılarına yonelik (3,1MB). Bir tane de ’nin yeni gozdesi, XXL icin var: MacBook Air EFI Firmware Guncellemesi 1.0. Bunun da sistem gereksinimi 10.5.2 (2,3MB).

Aluminyum Klavye Firmware Guncellemesi 1.0, kablolu ya da kablosuz, aluminyum klavyesinde istenmeyen tuş tekrarı yaşayan kullanıcılara yonelik. Guncellemeyi yukleyebilmek icin en az 10.5.2 sistem şart (1,5MB). Son olarak bir de Firmware Sıfırlama CD’si 1.6 var. guncellemesi yaparken sorun yaşandığında, sistemi bu CD ile geriye dondurmek mumkun oluyor. Bu surum yalnızca iMac (2007 ortası), (2007 sonu) ve Xserve (2008 başı) ile uyumlu (6,5MB).

Apple AirDisk kullanımını desteklemiyor!

Nisan 18, 2008

Takip edenler biliyordur. , kullanıcıları uzun sure beklettikten sonra AirDisk sozunu tutmuştu. Gecen ay yayımlanan guncellemelerle birlikte, AirPort Extreme sahibi kullanıcıları, Zaman Makinesi yedeklerini ağ uzerindeki USB disklere alma olanağına kavuşmuşlardı. Guncel gelişmeye bakılırsa, bu konuda hic heveslenmemek gerekiyor. Çunku , kullanıcıları yine ortada bıraktı!

TidBITS’ten Glenn Fleishman, soz konusu ozelliğin tarafından desteklenmediğini, yani resmi bir ozellik olmadığını oğrenmiş. Daha fazla bilgi almayı da başaramamış. İnanılır gibi değil, demek isterdim. Ama şaşırmadım. Çunku bunun olacağı belliydi. Gecen ay AirPort guncellemeleri yayımlandığında, AirPort Extreme uzerindeki USB disklere yedek alınabildiğiyle ilgili ’den resmi bir acıklama gelmemiş, ozellik kullanıcılar tarafından keşfedilmişti. Hattâ Fleishman, ’nin bu ozelliği istemeden devreye soktuğunu duşunuyor. Ki son yıllardaki acemice işlere, altı kaval ustu şişhane icraatlara bakılırsa, mantıklı bir yaklaşım…

Sonuc olarak ortaya cıkan tablo şu: once AirDisk destekli AirPort Extreme baz istasyonunu piyasaya suruyor. Ethernet yuvalarının 100Mbit olduğu ortaya cıkınca, birkac ay sonra 1000Mbit ethernetli model geliyor. Ardından sahne şovuyla tanıtılırken, CEO’nun ağzından Zaman Makinesi’nin AirPort Extreme uzerindeki USB diskleri, yani o zamanki adıyla AirDisk’leri destekleyeceği sozu veriliyor ve ’ın surumlerinde bulunuyor. Daha sonra bu ozellik acıklama yapılmadan geri cekiliyor ve , bu ozellikten yoksun olarak piyasaya suruluyor. Bir sure sonra, kullanıcılar aptal yerine konarak, Zaman Makinesi destekli Time Capsule duyuruluyor. Bu arada AirDisk ismi sessiz sedasız geri cekilip, yerine AirPort Disk konuyor. Kısa sure sonra da, kazayla mı kasıtlı mı bilinmiyor, yayımlanan guncellemelerle ozellik kullanılabilir hâle geliyor ve bugun oğreniyoruz ki, bu ozellik resmi olarak desteklenmiyormuş!

İşte karşınızda yeni . Gel de tapınma…

Penryn dizüstülerdeki görüntü sorunları

Nisan 16, 2008

ve Pro kullanıcıları, yakalarını kalitesizlik sorunlarından bir turlu kurtaramıyor. Şimdi de gundemde, Penryn işlemcili (son nesil) ve Pro kullanıcılarını “yaygın şekilde” etkileyen bir goruntu problemi var. Konu, resmi forumlarında da hararetli şekilde tartışılıyor. Sorun kısaca “goruntu bozulması” şeklinde ozetlenebilir. Orneğin bir metin belgesindeki goruntunun kaydırılması sırasında yazıların okunamaz hâle gelmesi (orneği yanda) ya da animasyon/ izlenirken goruntunun titrek olması gibi belirtileri var. Ozellikle internet sayfalarındaki Flash animasyonlar ve QuickTime videoları ile yaşanan sorunlar rahatsız edici seviyede. Sıkıntıyı paylaşımlı ekran kartına sahip kullanıcıları da yaşıyor, GeForce 8600M GT ekran kartlı Pro kullanıcıları da. Ortak noktaları ise Penryn mimarisinde olmaları.

Kimileri sorunu 10.5.2 ile birlikte yayımlanan Grafik Guncellemesi’ne bağlasa da, henuz kesin bir tespit yok. Çeşitli sitelerin bildirdiğine gore , bir kullanıcı e-postasına verdiği yanıtta, benzer şikâyetleri pek cok kullanıcıdan aldıklarını ve araştırmanın surduğunu belirtmiş. ’nin destek makalesi yayımlayarak problemi resmi kayıtlara gecirmesi bekleniyor. Çozum adına henuz herhangi bir gelişme yok.

Sonraki Sayfa »

Bottom